1. Açılış, açılma.
2. Gülme, gülüş.
3. Alay etme, eğlenme.
Bir dil yarası, beni bu üç anlamdan da mahrum etmeye yetti. Kaç ay geçti bilmiyorum artık. O kadar özlüyorum ki eski günlerimizi. Serviste telefonla konuşmalarımız, evde internetten yazışmamız... Hiçbiri yok artık. Her aklıma geldiğinde kahroluyorum. Bir yol bulup düzelteyim istiyorum ama olmuyor. Nasıl bir duvar ördüysem karşıma, yıkamıyorum.
Neden diye sorunca cevabı bulmak çok kolay. Hepsi benim yüzümden. Güzel şeyler inşa etmek için geçen onca zamanın ardından bir çift sözle yerle bir ettim her şeyi. Sonra anlayınca hatamı, bekledim soğusun diye, bekledim geçsin diye. Hani her şeyin ilacıydı ya zaman, bunu da çözer dedim. Oysa ki tüm bu beklemeler boyunca zaman bana, boş telefon ekranını iki de bir kontrol etme alışkanlığından başka bir şey kazandırmadı, bundan sonra da kazandıracak gibi durmuyor.
Şimdi yakın bir zamanda askere gideceğim, iyice uzaklaşacağım. Çıkan yere bağlı olarak belki de 5-6 ay hiç görüşemeyeceğim. O zaman ne olacak? Zaman çözüm olmuş olacak mı? Yoksa iyice mi perçinleyecek bana olan soğukluğunu...
Çok korkuyorum canım arkadaşım, gerçekten çok korkuyorum...
22 Şubat 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder