Başlığın griliğine aldırmayın. Havada bulut ve yağmur kokusu var diye gri yazdım. Aslında güzel bir tatil günüydü benim için. Ailemle Sarıyer Rumeli Kavağı'ndayız. Karşımıza çıkan ilk restauranta girdik. Kendinizi boğazın üzerinde hissettiğiniz bu yerin adı Gelişli Restaurant.
Yazlık ve kışlık (açık/kapalı) bölümleri olan büyükçe bir yer burası. Birçok çeşit lezzetli balık da bulunmakta. Ortam boş değil ama sessiz sakin. Gelenler de kafa dinlemeye gelmiş, belli. Önce bir ufak rakı söyledik babamla. Sonra haydari, patlıcan kızartma, salata ve son zamanlarda yemeden duramadığım kalamar tavamız geldi ortaya. Kadehleri tokuştururken bir yandan çinekop'larımız tavada kızarıyordu diğer yandan da hayran olduğum kuru yük gemileri boğazdan akıp gidiyordu. Şimdi bile yazarken "Of be!" diyorum içimden, "Ne güzel hayat!".
Fiyatlar, manzara ve lezzet göz önünde bulundurulduğunda normal gibi. 30-40 lira arası. Tabi mezelerden, meyvelerden falan kaçınmazsanız böyle. Balıklar da çok lezzetli bu arada.
Mekan sahipleri Trabzon'luymuş. Karadenizli olmanın verdiği hemşerilik hissiyle oradaki garsonlardan biriyle bir süre sohbet ettik. Anlattığına göre yol boyunca bulunan mekanların birçoğunda da Trabzonlular varmış. Zaten Sarıyer halkının bir önemli bir bölümü de Karadenizli.
Mekandan çıkmaya hazırlanırken yağmur başladı. Önce manzaranın, rakının, balığın ve muhabbetin verdiği huzur sonra da yağan yağmurun verdiği yıkanmışlık hissi... Çok güzel zaman geçirdik Gelişli'de. Kafam bozulduğunda ilk adreslerimden oldu orası artık.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder